İsrail, Filistinlileri Kendi Evlerini Yıkmaya ve Ağır Yıkım Masraflarını Ödemeye Zorluyor!
İşgal altındaki Doğu Kudüs'te İsrail'in "Kralın Bahçesi" park projesi için Filistinli aileler sürgün ediliyor. Evlerini kendi elleriyle yıkmaya zorlanan ailelerin dramı ve Doğu Kudüs'teki son durum haberimizde.
İşgal altındaki Doğu Kudüs’te Filistinlilere yönelik tehcir ve mülksüzleştirme politikaları yeni bir boyuta ulaştı. İsrail belediyesi, Silvan Mahallesi’nde gerçekleştirmeyi planladığı "Kralın Bahçesi" (King's Garden) park projesi kapsamında onlarca Filistinli ailenin evini yıkma kararı aldı. Bölgede yaşayan Filistinliler, ya kendi evlerini kendi elleriyle yıkmaya ya da İsrail belediyesinin uygulayacağı astronomik yıkım masraflarını ödemeye zorlanıyor.
İsrail yönetimi, Doğu Kudüs’ün tarihi ve demografik yapısını değiştirmek amacıyla yürüttüğü projelere bir yenisini daha ekledi. Turizm ve yeşil alan kılıfı altında yürütülen proje, yüzlerce Filistinlinin evsiz kalmasına yol açıyor.
Kendi Evini Yıkma Barbarlığı: İsrail hukuku ve belediye uygulamaları, evleri hakkında "kaçak yapı" iddiasıyla yıkım kararı verilen Filistinlilere iki seçenek sunuyor:
- Kendi Elleriyle Yıkım: Aileler, yıllarca emek vererek kurdukları yuvalarını iş makineleri kiralayarak bizzat kendileri yerle bir ediyor.
- Belediye Yıkımı ve Ağır Ceza: Eğer ev belediye ekiplerince yıkılırsa, aileye on binlerce dolarlık "yıkım masrafı" ve "belediye işçisi çalıştırma bedeli" fatura ediliyor. Aileler hapse girmemek için kendi evlerini yıkmak zorunda kalıyor.
PROJENİN ARKA PLANI VE BİLANÇO:
- Hedef Bölge: Mescid-i Aksa'nın hemen güneyinde yer alan stratejik Silvan Mahallesi (El-Bustan bölgesi).
- Bahane: Ruhsatsız yapılaşma ve arkeolojik/turistik park alanı oluşturma projesi.
- Gerçek Amaç: Kudüs çevresindeki Filistinli nüfusu azaltarak bölgeyi tamamen Yahudileştirmek.
- Etkilenen Nüfus: İlk etapta onlarca ev yıkım tehdidi altındayken, projenin tamamlanması durumunda binlerce Filistinlinin sürgün edilmesi bekleniyor.
Evini Yıkmak Zorunda Kalan Bir Filistinli Baba: > "Çocuklarımın gözü önünde evimizin duvarlarını balyozla yıkmak zorunda kaldım. Eğer biz yıkmasaydık, İsrail belediyesi gelip yıkacak ve bizi ömrümüz boyunca ödeyemeyeceğimiz bir borç batağına sokacaktı. Bu sadece bir park projesi değil; bu bizi topraklarımızdan tamamen silme planıdır."
Uluslararası Hukukçuların Değerlendirmesi: > "İşgalci bir gücün, işgal altındaki topraklarda sivil halkı zorla yerinden etmesi ve mülklerini yok etmesi Dördüncü Cenevre Sözleşmesi'ne göre açık bir savaş suçudur ve sistematik bir etnik temizlik modelidir."