40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
7.021,00%0,34
28.001,00%0,34
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
4782585฿%1.64124
3909.04Ł%5.25507
127024Ξ%6.0715
118.86%2.16847
40.26$%0.10905
02:00
20 Nisan 2026 Pazartesi
Yıllardır Filistin’den Lübnan’a, Suriye’den Irak’a kadar tüm bölgeyi kan gölüne çeviren, bebekleri beşikte, yaşlıları tekerlekli sandalyede katleden işgalci rejim, bugün ilahi adaletin tecellisini kendi sokaklarında yaşıyor. Dünyaya “yenilmezlik” masalları anlatanlar, İran füzelerinin gölgesinde sığınaklarda titriyor.

On yıllardır Filistin topraklarını işgal eden, Gazze’yi dünyanın en büyük toplama kampına çeviren ve her Ramazan ayını Müslümanlara zehir eden işgalci rejim, bugün tarihinin en büyük korkusunu yaşıyor. katilisrail.com ekibi olarak sahadan aldığımız veriler ve görüntülenen panik halleri, zulmün ebedi olmadığını bir kez daha kanıtlıyor.

Lübnan’ın güneyinde sivilleri beyaz fosfor bombalarıyla yakan, Suriye’de egemenlik haklarını hiçe sayan, Golan Tepeleri’ni zorla elinde tutan bu yapı, şimdi kendi şehirlerinde çalan sirenlerin altında “nefes alacak delik” arıyor.

İsrail’in bugüne kadar uyguladığı strateji hep aynıydı: “Kendinden olmayanı yok et.” Bu doktrin çerçevesinde;

Ancak bugün tablo değişti. Yıllarca başkalarına “ölüm korkusu” yaşatan bu zihniyet, bugün İran’dan fırlatılan balistik füzeler karşısında hiçbir teknolojik aygıtın (Demir Kubbe vb.) kendilerini mutlak koruyamadığını gördü. Köprü altlarına gizlenen, metro istasyonlarında üst üste yatan İsrail vatandaşlarının bu “tavuk misali” korkaklığı, aslında yıllardır uygulanan devlet terörünün iflasıdır.

Uluslararası hukuku hiçe sayan, BM kararlarını kağıt parçası gibi çöpe atan İsrail, “Barış getiriyoruz” yalanının arkasına saklanarak bölgeyi sömürmeye çalıştı. Oysa bugün görüyoruz ki; mazlumun ahı yerde kalmıyor. Lübnan’da evladını enkaz altından çıkaran babanın acısı, Filistin’de ekmek kuyruğunda vurulan ananın feryadı, bugün Tel Aviv sokaklarında yankılanan o korkunç siren seslerine dönüştü.
İşgalci rejim, kendi halkına sunduğu “güvenli vaha” vaadinin koca bir yalandan ibaret olduğunu anladı. Füzeler düşerken sığınaklara doluşan kitlelerin yaşadığı o psikolojik yıkım, yıllardır Ortadoğu halklarına çektirilen acıların çok küçük bir bedelidir.

Sözde gelişmiş ordusu ve istihbaratıyla övünen rejim, bugün füzeler semada belirdiği an her şeyi bırakıp kaçmaktadır. Bu durum, sadece askeri bir yenilgi değil, aynı zamanda ahlaki ve psikolojik bir çöküştür. katilisrail.com olarak gerçeği haykırmaya devam ediyoruz: Zulmün olduğu yerde huzur, işgalin olduğu yerde güvenlik olmaz!