40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
7.021,00%0,34
28.001,00%0,34
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
4782585฿%1.64124
3909.04Ł%5.25507
127024Ξ%6.0715
118.86%2.16847
40.26$%0.10905
02:00
Bugün önüme düşen bir istatistik, aslında dünyanın nasıl bir değişim içinde olduğunu bir kez daha kanıtladı: “En çok İranlının yaşadığı ülkeler açıklandı.” Listeye baktığınızda, o “ilk sıradaki ülke” gerçekten de insanı şöyle bir durup düşündürüyor. Peki, neden İranlılar kendi topraklarından çok o coğrafyalarda nefes alıyor? Bu sadece bir göç hareketi mi, yoksa küresel bir satranç hamlesi mi?

Listede zirveye oturan ülke şaşırtıcı değil ama düşündürücü: ABD. Yaklaşık 1.2 milyona yakın İranlı, bugün Amerika Birleşik Devletleri’nde yaşıyor. Los Angeles sokaklarında yürürken Farsça tabela görmeniz, Tahran’ın bir mahallesinde gezmek kadar doğal hale gelmiş. Ancak asıl mesele, bu nüfusun sadece “yaşıyor” olması değil; bu kitlenin akademik, ekonomik ve siyasi lobilerdeki ağırlığıdır. Bir yandan ambargolarla boğuşan bir devlet, diğer yandan o ambargoyu uygulayan devletin kalbinde atan devasa bir Pers nüfusu…

İkinci sıradaki Birleşik Arap Emirlikleri (BAE) ise meselenin tamamen “para” ve “strateji” boyutu. Yaklaşık 400 bin İranlı, ticaretin kalbi olan Dubai ve Abu Dabi’de hem sermayeyi yönetiyor hem de bölgesel köprü kuruyor. Listede Türkiye’nin de üst sıralarda olması bizi şaşırtmıyor. Türkiye, İranlılar için sadece komşu değil; batıya açılan bir kapı, özgür bir soluklanma alanı ve ciddi bir yatırım üssü.

Ancak bu rakamların bize fısıldadığı asıl gerçek şu: İran halkı, tarihin her döneminde olduğu gibi bugün de kabuğuna sığmıyor. Batı’nın “katil” ilan ettiği, ambargolarla boğmaya çalıştığı bir coğrafyanın insanları, bugün bizzat Batı’nın sistemini içeriden besleyen doktorlar, mühendisler ve teknoloji devleri haline gelmiş durumda. Bu tablo, siyasetin ne kadar ayrıştırıcı, halkların ise ne kadar iç içe geçmeye meyilli olduğunu gösteriyor.
Sonuç olarak; İranlıların en çok yaşadığı ülkeler listesi, bize coğrafyanın kader olduğunu ama bu kaderin bazen başka coğrafyalarda yeniden yazıldığını kanıtlıyor. Zirvedeki ABD ve takipçileri, İran’ın entelektüel göçünü emerek kendi sistemlerini güçlendirirken, bölgedeki dengeleri de bu nüfus üzerinden okumaya devam edecek gibi görünüyor.

SAVAŞTA KARARI ARTIK KİM VERİYOR? İNSAN MI, MAKİNE Mİ?
1
Felaket Kapıda! Hürmüz’de ABD-İran Savaşı Bölgeyi Aşabilir!
4706 kez okundu
2
Uluslararası Sularda Şok Müdahale! Aktivistler Kaçırıldı İddiası Kriz Yarattı”
2327 kez okundu
3
Fas’ta Tatbikat Kabusa Döndü! 2 ABD Askeri Kayıp
2129 kez okundu
4
İran Sınırında Gizemli Uçuş: Rus Kargo Uçağı Mücteba Hamaney İçin mi İndi?
1829 kez okundu
5
İsrail’in Sinsi Planı mı? Gazze’de Her Hafta Onlarca Çocuk Kayboluyor
1585 kez okundu