40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
7.021,00%0,34
28.001,00%0,34
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
4782585฿%1.64124
3909.04Ł%5.25507
127024Ξ%6.0715
118.86%2.16847
40.26$%0.10905
02:00
Eski ABD Başkanı Joe Biden döneminde Dışişleri Bakan Yardımcılığı görevinde bulunan Wendy Sherman, İsrail Başbakanı Binyamin Netanyahu hakkında oldukça sert ve dikkat çekici açıklamalarda bulundu. Sherman’ın ifadeleri yalnızca ABD siyasetinde değil, uluslararası kamuoyunda da geniş yankı uyandırdı.

Bloomberg’in podcast programına konuk olan Sherman, Netanyahu’nun Gazze politikalarının Orta Doğu’da büyük bir yıkıma neden olduğunu belirtti. En dikkat çeken kısmı ise bu sürecin doğrudan “soykırıma yol açtığını” söylemesi oldu.
Sherman, “Netanyahu bizi bir yola sürükledi ve bu yol özünde Gazze’de Orta Doğu’yu istikrarsızlaştıran bir soykırıma yol açtı” diyerek hem İsrail yönetimini hem de Washington’un bu süreçteki rolünü sert şekilde eleştirdi.

Bu açıklama, ABD içerisinde İsrail politikalarına yönelik eleştirilerin artık daha yüksek sesle dile getirildiğini gösteren en önemli örneklerden biri olarak değerlendiriliyor.
Sherman’ın açıklamalarındaki en kritik noktalardan biri, Amerika Birleşik Devletleri’nin bu süreçteki sorumluluğunu açıkça kabul etmesi oldu. Eski diplomat, Washington’un yalnızca izleyen değil, doğrudan sürecin parçası olduğunu söyledi.

ABD’nin İsrail ile ilişkilerinin uzun yıllardır sorgulanmadan sürdüğünü belirten Sherman, bu ilişkinin artık yeniden değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Ona göre mevcut tablo yalnızca Filistin’i değil, tüm Orta Doğu’yu istikrarsızlaştırıyor.
Sherman, İsrail’in ABD için önemli bir müttefik olmaya devam etmesi gerektiğini savunsa da mevcut politikaların sorgulanmasının kaçınılmaz olduğunu ifade etti. Bu yaklaşım Washington’daki geleneksel çizgiden önemli bir sapma olarak görülüyor.

Özellikle Gazze’de yaşanan sivil yıkımın büyüklüğü, ABD kamuoyunda da ciddi tepki oluşturmuş durumda. Üniversitelerden Kongre’ye kadar geniş bir alanda bu konu tartışılıyor.
Wendy Sherman, Gazze’de yaşanan tabloyu değerlendirirken “Gazze’nin yerle bir edildiğine şüphe yok” ifadelerini kullandı. Bu sözler, ABD’li üst düzey bir ismin bölgede yaşanan insani felaketi doğrudan kabul etmesi açısından büyük önem taşıyor.

Aylar süren bombardımanlar sonucunda hastaneler, okullar, sivil yerleşim alanları ve temel altyapı büyük ölçüde yok edildi. Milyonlarca Filistinli temel insani ihtiyaçlardan mahrum bırakıldı.
Birleşmiş Milletler, insan hakları kuruluşları ve uluslararası gözlemciler Gazze’de yaşananların ciddi savaş suçu ve insanlık suçu boyutuna ulaştığını defalarca raporladı.

Sherman’ın açıklamaları bu uluslararası raporları destekleyen siyasi bir itiraf olarak yorumlandı. Bu durum Netanyahu hükümeti üzerindeki uluslararası baskıyı daha da artırabilir.
Sherman, “Soykırım hukuki bir terimdir” diyerek doğrudan teknik tanım konusunda temkinli konuşsa da yaşanan yıkımın inkâr edilemeyeceğini vurguladı.
Uluslararası Adalet Divanı ve Uluslararası Ceza Mahkemesi çevresinde Gazze’de yaşananlara ilişkin hukuki süreçlerin tartışıldığı bir dönemde bu açıklama çok daha kritik hale geldi.

Sherman, bunun hukuki anlamda tam olarak soykırım olup olmadığına karar veremeyeceğini belirtse de Gazze’deki sistematik yıkımın tüm dünyanın gözleri önünde gerçekleştiğini söyledi.
Uzmanlara göre bu tür açıklamalar, gelecekte uluslararası mahkemelerde kullanılabilecek siyasi referanslar açısından büyük önem taşıyor.
Netanyahu’nun Gazze stratejisi artık yalnızca uluslararası toplumda değil, ABD iç siyasetinde de yoğun eleştiri alıyor. Özellikle Demokrat Parti tabanında İsrail’e verilen koşulsuz destek sorgulanmaya başlandı.
Sherman’ın açıklamaları, bu eleştirilerin yalnızca aktivist çevrelerde değil, devletin en üst düzey bürokrasisinde de karşılık bulduğunu gösteriyor.
ABD’de üniversitelerde başlayan protestolar, medya tartışmaları ve Kongre’de yükselen itirazlar Washington’un İsrail politikasını daha zor bir noktaya taşıyor.
Netanyahu’nun sert askeri yaklaşımı yalnızca Filistin’de değil, ABD-İsrail diplomatik ilişkilerinde de ciddi kırılmalar oluşturuyor.
Sherman ayrıca Donald Trump dönemindeki Abraham Anlaşmaları ve İran nükleer anlaşmasına da değinerek, bölgedeki istikrarsızlığın tek başına Gazze ile açıklanamayacağını söyledi.
Trump’ın bazı diplomatik adımlarını olumlu bulduğunu ifade etse de İran nükleer anlaşmasının feshedilmesini stratejik hata olarak değerlendirdi.
Gazze savaşı, İran gerilimi, Lübnan hattındaki çatışmalar ve Körfez’deki savunma dengeleri birlikte düşünüldüğünde Orta Doğu’nun çok daha büyük bir jeopolitik kırılmaya sürüklendiği görülüyor.
Sherman’ın açıklamaları yalnızca Netanyahu’ya yönelik bir eleştiri değil; aynı zamanda ABD’nin yıllardır sürdürdüğü Orta Doğu politikasına yönelik güçlü bir öz eleştiri olarak değerlendiriliyor.
Lübnan’da Çatışma: 8 İsrail Askeri Geberdi! Kara Savaşı Resmen Derinleşti
1
İsrailli bakandan ateşkese rağmen ‘Gazze’de yıkıma devam edecekleri’ mesajı
2671 kez okundu
2
İsrail’de Filistinli esire tecavüzü ortaya çıkaran askeri başsavcı baskılar sonucu istifa etti
2414 kez okundu
4
İran’dan İsrail’e Misilleme: 9 Ölü, Ülke Kırmızı Alarmda
809 kez okundu
5
İsrail vahşeti devam ediyor: Mülteci kampını vurdu
751 kez okundu