40,2592$% 0.13
46,7280€% 0.07
53,9463£% 0.2
4.309,12%-0,18
7.021,00%0,34
28.001,00%0,34
3.335,67%0,36
10.222,02%-0,03
4782585฿%1.64124
3909.04Ł%5.25507
127024Ξ%6.0715
118.86%2.16847
40.26$%0.10905
02:00
Gazze’de bombaların gölgesinde yalnızca binalar değil, çocukların hayatları da enkaz altında kalıyor. Uluslararası raporlar, insan hakları kuruluşları ve sahadan gelen tanıklıklar; her hafta onlarca çocuğun kaybolduğunu, ailelerin ise çocuklarının akıbetini öğrenemeden yaşam mücadelesi verdiğini ortaya koyuyor.
Bir kısmı bombardımanlarda yıkılan binaların altında kalıyor, bir kısmı göç yollarında ailesinden kopuyor, bazıları yardım kuyruklarında izini kaybettiriyor, bazıları ise gözaltı ve zorla alıkonulma iddialarıyla gündeme geliyor. Gazze’de artık en ağır sorulardan biri şu:
“Benim çocuğum nerede?”
Son verilere göre, yalnızca 2026 yılı içinde onlarca çocuk haftalık olarak kayıtlardan düşüyor. Aileler çocuklarını ne hastanelerde bulabiliyor ne morglarda ne de yardım merkezlerinde.
İsrail saldırılarının ardından Gazze’de ortaya çıkan en büyük insani krizlerden biri “kayıp çocuklar” meselesi oldu. Filistin Kayıplar Merkezi’nin değerlendirmelerine göre yaklaşık 2.700 çocuğun cansız bedeninin hâlâ enkaz altında olduğu, ayrıca farklı koşullarda kaybolan yüzlerce çocuğun akıbetinin bilinmediği belirtiliyor. Bazı raporlarda bu sayının daha da yüksek olduğu ifade ediliyor. Haaretz’in 23 Nisan 2026 tarihli haberine göre, Gazze’de her hafta onlarca çocuk kayboluyor ve aileler umutsuzca arayışını sürdürüyor.
The New Humanitarian’ın Şubat 2026 tarihli analizine göre ise savaşın başlamasından bu yana 11 binden fazla kişi, çoğu kadın ve çocuk olmak üzere, kayıp statüsünde değerlendiriliyor. Bu kişilerin bir kısmının bombardımanlarda öldüğü, bir kısmının gözaltına alındığı, bir kısmının ise tamamen iz bırakmadan ortadan kaybolduğu belirtiliyor.
Gazze’de binlerce bina yerle bir edildi. Ağır iş makinelerinin yetersizliği, yakıt krizi ve süren saldırılar nedeniyle enkaz kaldırma çalışmaları çoğu bölgede neredeyse imkânsız hale geldi.
Bu nedenle çok sayıda çocuk, aileleri tarafından hâlâ “kayıp” olarak aranıyor; çünkü bedenlerine ulaşılamıyor.
Save the Children daha önce yaptığı değerlendirmede, en az 10 bin kişinin enkaz altında kayıp olduğunu, çocukların toplam kayıpların çok büyük bölümünü oluşturduğunu belirtmişti. Kurum ayrıca binlerce çocuğun ya enkaz altında kaldığını ya da ailelerinden koparak refakatsiz hale geldiğini vurgulamıştı.
Bazı aileler çocuklarının kimlik tespiti yapılabilsin diye isimlerini çocuklarının kollarına ve bacaklarına yazmak zorunda kaldı. Bu görüntüler, savaşın insani boyutunu tüm çıplaklığıyla dünyaya göstermişti.
Sadece bombardımanlar değil, açlık ve zorunlu göç de çocukları görünmez hale getiriyor.
Yardım dağıtım noktalarında yaşanan kaos, kitlesel yer değiştirmeler ve iletişim altyapısının çökmesi nedeniyle aileler çocuklarını kaybediyor. Özellikle kuzeyden güneye zorunlu göç sırasında binlerce çocuk ebeveynlerinden ayrıldı.
UNICEF verilerine göre Gazze’de çok büyük sayıda çocuk refakatsiz veya ailesinden ayrı durumda. Çocukların önemli bir bölümü isimlerini bile söyleyemeyecek kadar travma altında bulunuyor. UNICEF, çocukların yalnızca fiziksel değil psikolojik olarak da büyük bir yıkım yaşadığını vurguluyor.
En ağır iddialardan biri ise çocukların gözaltına alındıktan sonra kayıtlardan silinmesi.

Bazı insan hakları kuruluşları, özellikle çatışma bölgelerinde bazı çocukların İsrail güçleri tarafından alıkonulduğunu ve ailelerine bilgi verilmediğini ileri sürüyor. Toplu mezarlarda bulunan kimliği belirsiz çocuk bedenleri ise bu endişeleri daha da artırıyor.
Save the Children raporlarında, bazı çocukların gözaltı süreçlerinde “kaybedildiği”, bazılarının ise kimliği belirlenemeyecek şekilde hayatını kaybettiği aktarılıyor.
Gazze’de yalnızca kayıp çocuklar değil, ailesini kaybeden çocukların sayısı da korkutucu boyutta.
Son değerlendirmelere göre 58 binden fazla çocuk annesini, babasını ya da her ikisini birden kaybetti. Bu durum, yalnızca bugünün değil, gelecek on yılların da sosyal çöküşünü işaret ediyor.
Uzmanlara göre bu çocukların önemli bir kısmı insan kaçakçılığı, istismar, zorla çalıştırılma ve kalıcı psikolojik travma riski altında.
Birleşmiş Milletler kaynakları, Gazze’de çocukların artık sadece savaş mağduru değil; aynı zamanda sistematik bir insani çöküşün merkezinde olduğunu belirtiyor.
Gazze’de anneler ve babalar için en büyük işkence belirsizlik.
Bir mezar taşı bile olmayan çocuklar…
Bir ölüm haberi bile gelmeyen kayıplar…
Bir gün kapıyı çalacak umuduyla beklenen evlatlar…
Bazı aileler çocuklarının öldüğünü bilmek istiyor; çünkü en azından yas tutabilecekler. Ama çoğu aile için ne ölüm kesin ne yaşam.
Sadece sonsuz bir bekleyiş var.
Gazze’de yaşananlar yalnızca bir savaşın yan etkisi değil; çocukların sistemli biçimde görünmez hale geldiği büyük bir insanlık krizidir.
Kayıp çocuklar meselesi artık sadece insani yardım başlığı değil; uluslararası hukuk, savaş suçu ve insan hakları ihlali tartışmasının tam merkezinde duruyor.
Her hafta onlarca çocuk kayboluyor.
Bazıları enkaz altında…
Bazıları yardım yolunda…
Bazıları gözaltında…
Bazıları ise tarihin karanlığına gömülüyor.
Ve dünya hâlâ şu soruya net bir cevap veremiyor:
Gazze’nin çocukları nerede?
Enfal 17: MKE’nin Yeni Mühimmatı Adını Kur’an-ı Kerim’den Aldı
1
İran Sınırında Gizemli Uçuş: Rus Kargo Uçağı Mücteba Hamaney İçin mi İndi?
1796 kez okundu
2
ABD ve Katil İsrail Tarafından Devamlı Demokrasi ,Barış ve Özgürlük Vaadi Neden Kanlı Çatışmaya Dönüşüyor?
1197 kez okundu
3
İsrail’in Sinsi Planı mı? Gazze’de Her Hafta Onlarca Çocuk Kayboluyor
1152 kez okundu
4
İsrail’den sızdığı iddia edilen Gazze planı: ABD bağlantısı tartışılıyor
1124 kez okundu
5
MAĞRUR ZALİMİN ÇARESİZLİĞİ: MAZLUMLARIN AHINDA BOĞULAN İSRAİL SIĞINAKLARA HAPSOLDU!
991 kez okundu